Sayfalar

Salı, Ekim 17, 2006

Gelip geçer zaman ve biz eksiliriz..


Kirazlı Mescit sokağı
Bir sokak, yoksul İstanbul'dan
Aklımda bu dizeler
Geçtim bir ikindiüstü ordan
Ataol Behramoğlu
Kendi kendime keşfedişimin üstünden tam 10 sene geçti. İstiklal'den geçerkenki bütün o yabancılık hissine mukabil, çok tanıdık, hiç görmediğim ama aşinası olduğum o eski devirlerden kalma bir sokak. Kirazlı Mescid Sokağı.

İsmini mütevazı mescidinden alan, neredeyse cumbalarında yaşmaklı İstanbul hanımlarını göreceğiniz, içine girseniz lavanta, naftalin kokularını duyabileceğiniz metruk ahşab binalarıyla, yıkıldı yıkılası bir tarih aralığı.
Kirazlı Mescid için zamanın artık donduğunu zannetmiştim ilk gördüğümde. Ama yine zamanın kendisi, bunun mümkün olmadığını gösterdi. Öyle ki geçen on yıl zarfında hep aynı soruyla geçtim bu sokaktan: "Bu sefer hangisi yıkıldı acaba?"
Muhtemelen: "İstanbul'un ahşapevlerinin güzelliğiyle insanı mest eden sokağıdır. Süleymaniye'ye gidilirse gezilip görülesi bir yerdir.." tarzında ifadeler yer alan gezi kitaplarının yeni baskılarında ibareyi şöyle değiştirmeleri gerekecek:
Kirazlı Mescit Sokağı: Bir zamanlar ahşapevleriyle meşhurdu. Ancak şimdilerde kaçak yapılar ve otoparklar yüzünden bu binaların hiç biri ortada kalmamıştır.
Üzgünüm. Çünkü, iki sene önce harap haldeki resmini çektiğim bir bina otopark sevdasına yakılmış.

Tam mescidin karşısında. Oraya üzgün üzgün bakarken, caminin imamı geldi ve "Ben burası için hergün ağlıyorum" deyiverdi.
Belki birileri bütün bu hüznü yersiz ve abartılı bulabilir ama, ne zaman İstanbul'dan birşeylerin eksildiğini görsem, bir yakınımı kaybetmişçesine matemlenirim.
Mevtayı nasıl bilirdiniz..

6 yorum:

Siyah Zambak dedi ki...

merhaba,
başlıktaki konak resmi çok güzel.

hayırlı bayramlar..

Mihman dedi ki...

teşekkürler. ben de seviyorum o konağı.
size de hayırlı bayramlar..

istanbulium dedi ki...

Bir gün alıcı gözle bakayım Kirazlı Mescit sokağına. Teşekkürler.

Adsız dedi ki...

İstanbul & İstanbul

15 milyonluk bu ülke gibi şehirde acaba kaç kişi merak etmiştir yaşadığı şehrin ilk kuruluş öyküsünü ?

Yaklaşık 2700 sene önce Byzas (Bizans) Trakyanın ta derinlerinden kopup gelipte, Sarayburnu'nda bir koloni kurduğu vakitde, birkaç sarhoş ve dilenciden başka kimseler yokmuş bu koyda. Karısını bile at üstünde belleyecek kadar kopuk biriyken, Trak inadıyla, birkaç imparatorluğa başkentlik yapacak bir kentin temellerine, pek sıkı bir ilkdüzen getirmişti o. O düzendir ki, haliçte gemi barındırmış, annesinin isminden yola cikarak ona altın boynuz adini vermiş ,alınan vergilerle de, sarayburnunu kasaba yapmış...

Şimdi biraz daha önceye, mitolojinin sisli geçmişine gidelim;

io, argos krali inakhos’un kizi ve argos yarimadasindaki hera tapinaginin rahibesidir. tanrilar tanrisi, capkinligi ile unlu zeus, guzelligi dillere destan io’yu gorur ve ona asik olur. zeus’un karisi, bastanrica hera kiskancliga kapilarak io’yu cezalandirma yollari ararken, zeus, io’yu, hera’nin gazabindan korumak icin beyaz bir inege donusturur ve bu hayvanla hicbir iliskide bulunmadigina dair hera’ya yemin eder. bastanrica, inegin kendisine verilmesini sart kosar. io’yu alip, basina bin gozlu dev argos’u bekci olarak diker. zeus, tanrı hermes’i gonderip, devi buyuleterek oldurulmesini saglar. bu kez hera, io’nun rahatini kacirmak icin ona bir atsinegi musallat eder.

at sineginden bir turlu kurtulamayan io, kitalari asar. istanbul bogaz’ini gecerken, derin vadi sularla dolar ve boylece bogaz olusur. bogazici’nin yunanca adi olan “boosforos” sozcugu, “boos” inek ve “foros” gecmek, gecit sozcuklerinden olusmustur. sinek isirdikca, inek seklindeki io’nun cani cok yanar ve basini salladikca boynuzuyla kara parcalarinda derin yariklar olusturur. bu yariklardan biri de halic’tir. io burada zeus’un kizini dogurur. adini keroessa koyar. keroessa’nin de denizler tanrisi poseidon’dan, byzas adli bir erkek cocugu olur. byzas buyuyunce sarayburnu’nda byzantion’u (byzas’in yeri) kurar...

http://www.gaykedi.blogspot.com/

Mihman dedi ki...

teşekkürler kedi. "Trak inadı" kısmına güldüm baya :)

Adsız dedi ki...

Maalesef, oradan geçen hemen herkese yâdında hoş hâtıralar bırakan Kirazlı mescid sokağını da talan etmişiz doymayan iştahlarla..)=

cennetasa34.blogspot