Sayfalar

Osmanlıca dersleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Osmanlıca dersleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Ağustos 25, 2009

Osmanlıca Blog Dersleri 4


KÂF (
ك) HARFİNİN OSMANLICA'DAKİ FARKLI OKUNUŞLARI

Kâf harfini üç şekilde ele alabiliriz:

1) Kâf-i Arabî: Osmanlıca'da ince k sesi veren ve yazılışı (ك) olan harftir.
2) Kâf-i Fârisî: İnce g ve ince ğ sesi verir ve kef harfinin üstüne bir çizgi çekilmesiyle (ﮓ) şeklinde yazılır. Fakat Osmanlıca bir metin içerisinde, umumiyetle bu çizginin çekilmediğini görürüz. Harfin okunuşu, okuyucuya bırakılmıştır. Kelimenin veya cümlenin gidişatına göre kullanılır.3) Kâf-ı Nûni: Osmanlıca'da n sesi Nun (ن) harfiyle gösterilir. Fakat Türkçeye özgü bir vokal olan genizsi n ünsüzü, üzerinde üç nokta bulunan Kâf (ﯓ) harfiyle gösterilir. Bu harf önseste bulunmaz ve okunuşu dikkat gerektirir. Zira yanlış okuyuşlara yol açabilir. Diğer isimleri Nazal N, Sağır Nun veya Sağır Kâf'tır. Kâf-ı Fârisî'de olduğu gibi, Osmanlıca metin içerisinde üç nokta yer almaz. Normal kef şeklinde yazılır ve okuyucunun kuralı bilmesiyle okuyabileceği kelimelerdir. Çok fazla değillerdir. Bir kez okunmakla tanınabilirler.
Not: Anlaşılması açısından örneklerde harflerin işaretli hallerini kullanacağız.

Kural:

1) İkinci şahsın iyelik ekiyle, fiillerin ikinci şahıs eklerindeki n sesi kâf-ı nuni ile yazılır:
2) İşaret zamirlerindeki n sesi veren harf de yine kâf-ı nuni ile yazılır:

Pazar, Temmuz 26, 2009

Osmanlıca Blog Dersleri 3

Kalın ve İnce Ünsüzler:

Bugünki 29 harfli Latin alfabemizde, Osmanlıca'da yer alan bazı kalın ve ince ünsüz harfler tek harfle ifade edilmektedir.
Bu harfleri şöyle sıralayabiliriz:

k -> ك (kef)
-> ق (kaf)


g-ğ -> ك (kef)
-> غ (gayın)


s -> ص (sad)
-> س (sin)
-> ث (se)


t -> ت (te)
-> ط (tı)

Bu harfler kalınlık ve inceliklerine göre, kelimeyi kalınlaştırır veya inceltir. Yani bir kelimeyi okumaya başlarken, sadece ilk harfi değil, peşinden gelen harfi de göz önünde bulundurursanız, yanlış okumaların önüne geçmiş olursunuz.

Bir örnek verelim:
AK ve EK kelimelerinin Osmanlıca yazılışlarını gördüğümüzde, ince ve kalın harflere bakarak okumamızı düzgün olarak yapabiliriz.
Şöyle ki:

اق -> AK

اك -> EK

not: Kef harfinden bahsetmişken, bu harfin üç türlü kullanımı olduğunu da eklemek gerekir. Fakat bu konuyu tek başına bir sonraki derste ele almak istiyorum.

Konuyu anlamamız için çeşitli kelimeler yazmakta fayda var:

Kural:

Arapça ve Farsça kökenli kelimeleri bir tarafa koyarsak, Türkçe kelimelerde ط (tı) ve ص (sad) kalın harfleri yalnızca kelimenin başında yer alır. Kalın ünlülü kelimelerde iç sesi veren T ve S harfleri yazılırken ت (te) ve س (sin) harfleri kullanılır.
Kuralla ilgili örnekleri şöyle sıralayabiliriz:


Yani buradan şu sonucu da çıkarabiliriz: Eğer bir kelimenin baş harfi dışındaki harflerde ص (sad) veya ط (tı) varsa, bu o kelime Türkçe değil, muhtemelen Farsça veya Arapça kökenlidir.

Nazar-ı Dikkat:

Alfabemizdeki bu durum, zaman zaman bazı kelimeleri yanlış telaffuz etmemize sebep olmakta. Hatta bu yüzden galatlaşmış pekçok kelime de vardır. Osmanlıca bilgisi, kelimeleri doğru telaffuz etmemize de yardımcı olur.
Mesela ikâmet (اقامت) kelimesinde her ne kadar şapkalı a kullanıyor olsak da bu a inceltilerek okunmaz. Çünkü a'dan önceki k harfi, parantez içinde de belirtildiği gibi ك (kef) ile değil ق (kaf) ile yazılmaktadır.
Yani aslında "ikaamet" şeklinde yazılması daha doğru olurdu. Fakat bu şekilde kullanılıp kabul görmüştür.
Bu konudaki örnekleri çoğaltmak mümkün. Lakin sözü fazla uzatmaya gerek yok.

Hamiş: Osmanlıca derslerine ilgi gösterip, bunu mail veya yorumla belirten arkadaşlara da teşekkürler. Sayelerinde tembellikten sıyrılabiliyorum.

Çarşamba, Şubat 18, 2009

Osmanlıca Blog Dersleri II

Tam iki sene önce "Osmanlıca Dersler" vaadinde bulunup ikinci bölümü bile yazmamış olmanın mahcubeyetiyle... :)

Osmanlıca kelimeler Arapça'da olduğu gibi harekelerle okunur. Fakat elbette herhangi bir Osmanlıca metne bu harekeler konulmaz. Dolayısıyla Osmanlıca bir yazıyı gören kişinin ilk tepkisi: "bu hangi dil" veya "bunu okumak zordur" yorumu olur. Oysa Türkçeyi ve Arap alfabesini bilen herkes Osmanlıcayı rahatlıkla okuyabilir.
Harekelerin dışında da ünlü sesi veren bazı harfler vardır. Bunlar "harf-i med" olarak da bilinen elif, vav ve ye harfleridir.
Elif harfi kelimede bulunduğu yere göre e veya a sesi verir.
Eğer kelimenin önündeyse ve üzerinde med işareti yoksa "e" sesi verir. Med işareti varsa "a" sesi verir.
Misal:

ال
---> el
آل
---> al

Eğer kelimenin ortasında veya sonundaysa "a" sesi verir.
misal:

بابا
---> baba
آنا
---> ana
آرا
---> ara

Ye harfi, kelimede bulunduğu yere göre "ı, i" sesi verir.
misal:

بيتمك ---> bitmek
کيشی ---> kişi
قيريق ---> kırık

İstisna:
Ye'nin "i" sesi vermesiyle ilgili bir istisna var. Bu da Arapça kelimelerde karşımıza çıkmakta. Yani bir arapça kaidesi. Bazı Arapça kelimelerin sonunda ye harfi "â" olarak okunur. Buna "elif-i maksûre" denir. Bu gibi kelimeler de okundukça kolaylıkla farkedilir. Zaten Türkçemizde yer almışlardır.
misal:

مصطفی ---> Mustafa
عيسی ---> İsa
فتوی ---> fetva
معنی ---> ma'nâ

Vav harfi, kelimede bulunduğu yere göre "u, ü, o, ö" sesi verir.
misal:

دوزکون ---> düzgün
قولاق ---> kulak
يول ---> yol
کوز ---> göz


Salı, Şubat 27, 2007

Osmanlıca Blog Dersleri I

Birkaç arkadaşımın isteği üzerine, Osmanlıca blog derslerine başlamış bulunuyorum. "Herkes Osmanlıca bilmeli" şiarından yola çıkarak ufak adımlar atıyoruz.
Vira Bismillah :)

İlk dersimizde Arap harflerine ek olarak kullanılan, Osmanlıca'ya Farsçadan geçmiş olan harfleri öğreneceğiz.

Bu harfler:

پ - P (üç noktalı be harfi)
چ - Ç (üç noktalı cim harfi)
ﮋ - J (üç noktalı rı harfi)

Bu üç harf Türkçeye girmiş Farsça kelimelerin yazımında kullanıldığı gibi "çalmak, çarpmak, paşa" gibi bazı türkçe kelimelerin yazılışında da kullanılmaktadır. Ama ekseriyetle bu üç harfin olduğu kelimeler ًFarsça kökenlidir. Biz bu bilgiyi edinmekle, pekçak kelimenin menşei hakkında da ipucu yakalamış oluyoruz. Misal:

پايه - Paye , پدر - Peder , پرهيز - Perhiz

چاره - Çare , چشمه - Çeşme , چمن - Çimen

ﮋاله - Jale , ﮋوليده - Jülide