Sayfalar

Pazartesi, Mayıs 29, 2006

Fesleğenler kokar ya olur olmaz..

İncesaz'da Eski Nisan, kavaklar yellenir başım üzre. Saçlarımı topladım. Aldanmak iyi gelir rüzgarın ismi çoktan konulmuşsa.
Yafta, kendi hali içre düşer sağa sola.
Bulaşır ellerime, garip renkler. Dal sallanır.
Ben seçmedim sevdalı türküler.
Plastik maşrabalara ekilen fesleğenler koktu ilkin. Başka bir dal sallandı.
Sonra labirentin en çoğulundaki trafik levhası "tek yön, tek yön" diye diye yedi olurların mu'tedil tarafını.
Güneş bir türlü batmıyordu anladım.
Mevzilendim ufuk çizgisine ki o da yoktur aslında.
Boş damacana, kırık şarap şişeleri, naylon çiçek..
Bulutlarla çizilen tabloların devrilen şövalesi.
Dağılan birşey yoktur ki yağar yağmur, başka bir hayal karşılar seğiren dimağını.
Savunmayı bilmeyen değil, inatla tutunamayan yanlarımdır uçurumun dibinde.
Gözlerimin ışığa kapanışındandır umudu ıskalamam.
Gözlüğümün karartısıdır, neon lambalarına caka satan, cesaret değil.
Satırlarıma balmumu bulaştıran musahhihe yol verdim. Sathımı arıyorum.
Bacaklarıma gelse a derman.
Bir doğrulsam, dal kırılır, sürtünür fesleğenlere kızların etekleri.
Tekerrür etme gel, gün başka gündür.
Ben seçmedim sevdalı türküler..

1 yorum:

Adsız dedi ki...

çok hoş ve yalın insanı dinlendiren düşündüren maziye ğötüren bir yanı var sevğiyle kalın